6 Ekim 2019 mustafa 0Comment

Herkese merhaba, milyonlarca isteğin üzerine bir şeyler yazmamak olmazdı. Hele ki böylesine bir heyecanı yaşayıp, motivasyon dolu olduktan sonra artık yazmalıydım. Eyy Doğu Ekspresi, bunca yıl nerelerdeydin? Esasen 2012 yılında Sivas’a gitmek amacıyla Doğu Ekspresi’ne binmiştim, ancak yolun sonundaki Kars’a gitmek aklımın ucunda yoktu. İşte tüm bu yolculuğun müsebbibi Biz Evde Yokuz; yani Bilgehan abi ve Duygu abladır. Şubat 2016 tarihinde Doğu Ekspresi ile alakalı belki de en güzel videoyu çektiler ve bir akım başlattılar. Onlardan önce de keşfetmiş insanlar var elbet ama birçok genci, çalışanı kışın ortasında buz gibi bir kente 26 saatte gitmeye bu insanlar teşvik etmiştir (yani bence). Demem o ki emektar Doğu Ekspresi’ni hak ettiği yerlere getiren güzel insanlara selam olsun.

image
Doğu Ekspresi dedikleri.

Doğu Ekspresine Bilet Nasıl Bulunur?

Doğu Ekspresi’nin popüler olmasıyla bir sorun oluştu; Doğu Ekspresi’ne bilet bulamamak. Doğu Ekspresi’ni 26 saatlik yola rağmen çekici kılan etkenlerin başında kuşkusuz yataklı vagonlar geliyor. Seyahat boyunca kendinize ait bir odanın olması, bu odada lavabo, buzdolabı ve masanın olması insanlara birçok olumsuz yanı unutturuyor. Trende yataklı vagonların yanı sıra kuşetli vagon ve pulman da bulunmakta. Kuşetli vagon, karşılıklı 4 tane katlanılabilir ranza tipi yataktan oluşuyor. Lavabo ve dolap yok. Pulman ise normal otobüs koltuklarından biraz daha geniş ve konforlu olan vagon. Tüm bu durumlardan sonra dolayısıyla talepler öncelikle yataklı odalarda toplanıyor, sonrasında ise kuşetli odalarda. KISACA BİLET BULUNAMIYOR. Ben ve bir arkadaşım 16 Ocak 2018 tarihinde, yataklı vagonlarda, Ankara-Kars istikametinde biletimizi alabildik. Dönüş için ise 20 Ocak 2018 tarihine Kars-Ankara istikametinde bilet bulabildik. Şimdi buradaki asıl soru nasıl bilet alabildiğimiz. Bununla ilgili birkaç sosyal mecradan epeyce soru aldım. Durumu kısaca özetlemeye çalışacağım.

Biletlerin bir kısmını seyahat acentaları alıyormuş, hangileri alıyor bilmiyorum. Biz bu acentaları bulup onlardan bilet almayı düşündük ancak sanırım bu olay bir şehir efsanesi. Talep çok fazla arkadaşlar, sosyal mecralarda herkes bilet bulamadığını yazıyor, halbuki bilet bulup gidenler açıklasa durumu konu biraz açıklığa kavuşacak. Biletlerin hepsi önceden alınmış oluyor. Bunun için gece sürekli kontrol edenler, sabah erkenden kontrol edenler mevcut. Ancak birkaç hafta öncesinden biletini alan bu insanlar, tren günü yaklaşınca işleri, okulları gibi sebeplerden ötürü zaman ayıramıyor ve biletlerini iptal ediyorlar. İşte bu noktada bizim gibi çok gitmek isteyenler, böyle iade edilmiş biletlerin peşinden koşuyoruz. Bu biletleri almış olanlar ne zaman vazgeçer bilemediğimizden bundan sonra şansa yahut nasibe kalmış durumda. Bu biletleri denk getirmek için sık sık TCDD’nin bilet alma sitesini kontrol etmenizi tavsiye ederim. Bir diğer kolay yöntem ise aynı günün biletine bakmak. Çünkü bazıları son güne kadar bileti iade etmiyor. Eğer kontrol ederseniz siz de fark edeceksiniz, mesela bu akşamki Doğu Ekspresi için hem yataklı vagonda, hem de kuşetli vagonda bilet mevcut. Bu biletleri insanlar hazırlanma sürecinden dolayı alamıyorlar. Ancak bunu sorun etmeden bileti almanızı tavsiye ederim, çünkü dönüş için bilet bulmak daha kolay oluyor. Ayrıca Kars’ta bir kısmı yeni açılmış birçok otel olduğu için konaklama sorunu olmuyor.

image
Erzincan İliç’ten geçerken Fırat Nehrinden bir hatıra.

Doğu Ekspresi Rahat Mı?

Öncelikle bu paragrafta okuyacağız değerlendirmelerin yataklı vagon için olduğunu baştan belirteyim. Doğu Ekspresi süresi resmi kaynaklarda 1 gün 26 dakika olarak görünse de bu doğru olmuyor çoğu zaman. Biz Ankara Gar’dan 18:00 sularında, Doğu Ekspresi’nin kalkacağı Kırıkkale Irmak İstasyonuna otobüslerle götürüldük. Bu yolculuk yaklaşık 40-50 dakika sürdü. Irmak’ta tren hazır bekliyordu ve yaklaşık 10 dakika sonra hareket etti. Kars’a ise ertesi gün 20:00’da ulaştık. Yani bizim yolculuğumuz 26 saat sürdü. Bu 26 saatlik yolu katlanır kılmak için rahatlık önemli. Odalar tamamen size ait olduğu için rahat hissediyorsunuz, odadan dışarıya ses gitmiyor. Bu nedenle herkes hoparlör getirip müzik dinlemeye doyuyor. Yataklar ise gayet rahat, tek kişilik ölçüde standart yataklar. Yataklarla alakalı herkesin aklına gelen ilk sorulardan biri temiz olup olmaması oluyor. Arkadaşlar, yataklar, çarşaf ve yastık kılıfları son derece temiz, içiniz rahat olsun. Trene bindiğinizde temiz çarşaflar serilmiş vaziyette oluyor. Kars’a varmadan 1 saat evvel de görevli çarşafları topluyor.

Yataklı odalarda bir adet lavabo bulunuyor. Bunun için de 2 tane el havlusu veriliyor, o da aynı şekilde yolculuk sonunda toplanıyor. Lavaboda sıvı sabun da mevcut, yanınızda götürmenize gerek yok. Lavabonun hemen altında bir çöp kutusu bulunuyor ancak bu oldukça küçük, yanınızda çöp poşeti götürmenizi tavsiye ederim. Odalar oldukça sıcak, sıcaklığı kendiniz de ayarlayabiliyorsunuz. Ancak görevliler sıcaklığı düşürmemenizi, eğer düşürürseniz tekrar ısıtmanın yaklaşık 40 dk aldığını söylüyorlar. Rahat olmaya bir şey var arkadaşlar; koltuklar. Katlanıp yatak olan bu koltuklar maalesef dik durumda, yani oturunca sırtınızı rahatsız ediyor. Araba koltuklarında baldır desteği diye bir şey vardır; oturulan kısım dize doğru ne kadar uzarsa o kadar destekler, vücudu yormaz. Maalesef bu da bu koltuklardaki sorunlardan bir diğeri. Koltukların eni geniş ancak derinliği az. İşte tüm bu sebeplerden ötürü çoğunluk koltukları yatak konumuna getiriyor ve onun üzerinde oturmayı tercih ediyor. Tuvaletler ise ortak kullanım alanları. Vagonların başında alafranga tuvalet, vagonların sonunda ise alaturka tuvalet mevcut. Tuvaletler başlangıçta gayet temiz, ancak sonlara doğru durum değişebiliyor. Hatta bazıları alafranga tuvaletlerin sonlarda kullanılmaz halde olduğunu söylemişti. Bu meseleler trendeki insanların medeniyetine göre değişebilmekte, kesin bir durum yok. Tuvaletlerde tuvalet kağıdı mevcut, götürmenize gerek yok. Tüm bu koşullar göz önüne alındığında koltukların dik hali dışında tren oldukça rahat.

Doğu Ekspresi Ortamı Nasıl?

Doğu Ekspresi ortamında baş aktörler, trende çalışan personel. Biz giderken mükemmel bir personele denk geldik. Yolculuk başlayınca sırayla odaları gezdi, bizleri bilgilendirdi. Mesela hiçbir yerde görmediğim, okumadığım bir detayı bu abi sayesinde öğrendik. Odada 2 tane priz bulunuyor; bir tanesi lavabonun üstünde, diğeri ise buzdolabının takılı olduğu priz. Bu prize ise çalışma masasının altıntaki soldaki kapağı açıp ulaşabiliyorsunuz. Bunu anlatma sebebim ise şu; trende bizim gibi keyif insanları su ısıtıcı götürüyor ve bu cihazlar her düzeyde elektrikle çalışamıyor. Görevli abi bizi bu konuda uyardı. Lavabonun üstündeki priz düşük voltajlı, telefon şarj etmek gibi küçük şeyler için konulmuş. Su ısıtıcı gibi aletler için buzdolabının prizini çıkartıp orayı kullanın dedi. Aksi takdirde prizin sigortası atıyor ve yol boyu elektriksiz kalabiliyorsunuz. Doğu Ekspresi deyince yine Biz Evde Yokuz ekibi tarafından başlatılmış bir gelenek akla geliyor; Erzurum’a giderken trene cağ kebabı sipariş etmek. Bizim tren görevlimiz sayesinde biz böyle bir süreçle uğraşmadık. Kendisi isterseniz odalara kadar getirtebilirim diyerek tüm siparişleri topladı ve dediği gibi oldu. Cağ kebabı, salata, ayran ve kadayıf dolması için 20 tl ödedik (kişi başı). Yine bu abimiz benim fotoğraf meraklısı olduğumu görüp, “sabah istersen seni kaldırayım, güzel manzaralı yerlerden geçeceğiz” dedi ve gönüllerde yer edindi. Şimdi bunları anlatıyorum ama dönüş treninde bunların hiçbirini görmedik arkadaşlar. Görevli personeli sadece bir kez çarşafları toplamak için geldiğinde gördük.

Tren ortamındaki bir diğer etken ise vagonu paylaştığınız insanlar. Biz giderken birisi vagondaki herkesin kapısını tek tek çalarak bir etkinlik düzenledi diyebilirim. Toplu fotoğraf çekilmek ister misiniz dedi, fotoğraf çekileceği zaman herkes odasından kafasını çıkaracak ve tüm vagon olarak fotoğraf çekilecektik, öyle de oldu. 12. vagon olarak hatıralardayız. Bu fotoğraf olayı sonrasında vagondakiler arasında bir kaynaşma gerçekleşti. Çaylar ikram edildi, gezilecek yerlerle alakalı muhabbet başladı. Hatta Erzurum Gar’ına ulaşıldığında kar topu savaşı da yaptılar. Biz bunların dışında kalmayı tercih ettik, yolun tadını çıkarmak daha cazip geldi.

Trendeki yolcuların büyük çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Hatta bu durum Erzurum’da bir amcanın dikkatini çekmiş ve bize “okul gezisi mi var” diye sordu Genellikle bu gençlerin hipster veya dağınık tipler olduğu gibi bir izlenim var ancak durum böyle değil. Bizim bulunduğumuz vagonda tesettürlü insanlar da vardı, mavi saçlı olanlar da. Doğu Ekspresi herkesi kucaklıyor. Gençlerin yanı sıra aile olarak gelenler de mevcut. Mesela bizim yan komşumuz eşi ve küçük çocukları ile gelmişti. Yolda bu çocuklar ne yapacaklar diye düşündük ancak çocuklar koridorda epeyce eğlendiler. Bu yolculuğu bir de aileyle yapmak için şimdiden ben de düşünmeye başladım.

image
Fırat bir harika.

Doğu Ekspresi Yemekli Vagon

Yolculuğa başlamadan önce birçok yazılar okumuş, videolar izlemiştim. Çoğunluğun ortak kararı ise yemekli vagondaki yemeklerin iyi olmadığı yönündeydi. Çoğunluğu önceden hazırlanmış olan, sipariş esnasında da mikrodalga fırında ısıtılan yemekler pek de güzel değil açıkçası. Biz içeceklerde durum belki başka olur diyerek Türk kahvesi içtik ancak onu da beğenmedik. Ancak çay diğerlerine nazaran daha iyiydi. Yemekli vagonun en güzel yanı bence 180 derece görüş açısı olması. Yemek yerken sağlı sollu çevreyi doğrudan seyredebilmek güzel. Yemekli vagonun işletmecisi “Railchef”, internetten aratarak menüye ve fiyatlara ulaşabilirsiniz. Fiyatlar ise oldukça makul düzeyde. Yemekli vagondaki en meşhur şey ise Ankara Tava sanırım, ancak onu da yemedik. Yemekli vagona ulaşmak ise yine bir sıkıntı. Yataklı vagonlar ve kuşetli vagonlar arkada kalıyor, yemekli vagon ise tüm bu vagonların önünde. Trenin içi ne kadar uzak olabilir diye düşünenler olabilir ancak epeyce uzun. Biz bazen çay içmeye gitmek istedik ancak çoğu zaman üşendik. Bu sebeplerden dolayı yemekli vagona güvenmeyip, kendi yiyecek ve içecekleriniz için alışveriş yapmanızı tavsiye ederim.

Odada kendi su ısıtıcınız, elektrikli ocağınız gibi şeylerle yemek ihtiyacını gidermek mümkün. Bazıları kamp tipi ocaklardan getirmiş, Nurgaz markası da satıyor bunlardan ancak tren ortamında güvenli olur mu bilmem.

Doğu Ekspresi Yolculuğu için İhtiyaç Listesi

  • Uzatmalı üçlü priz (prizler az ve uzak kalıyor)
  • Kağıt havlu
  • Çöp poşeti (odadaki çöp kutusu yetersiz)
  • Hoparlör (bluetooth hoparlörler ideal)
  • Su ısıtıcı (abartılı gibi düşünülüyor ancak yol boyunca çay ve kahve sizin yol arkadaşınız)
  • Kupa (karton bardakları sevmeyenere tavsiye edilir, lavaboda yıkarsınız)
  • Tişört (biz o kadar sıcak olmaz diye düşündük ama tren çok sıcak, sonra Kars’tan aldık)

Sonuç olarak Doğu Ekspresi kesinlikle denenmesi gereken bir yolculuk. Yol uzun ancak biz hiç sıkılmadık, zamanın nasıl geçtiğini dahi anlamadık. Zaman zaman telefonların çekmemesi gibi sorunlar oluyor. Turkcell çoğunlukla çekiyor, 4G bile oluyor, ancak Vodafone’da durum tam tersi. Bunların dışında odada açılabilir küçük bir cam mevcut, çok sıcak olduğunda biz epeyce açık tuttuk. Ayrıca bu cam sayesinde trenin fotoğraflarını çekebiliyoruz. Bununla alakalı da birçok soru aldım. Mesela yukarıdaki görseli, telefonu sağlam bir selfy çubuğuna yahut bir monopod’a takıp camdan uzatarak çekebilirsiniz. Daha aklıma gelmeyen birçok detaylarla dolu bir yolculuktu Doğu Ekspresi. Gitmeli, görmeli, yaşamalı. Yolun sonu ise tam bir kış masalı şehri olan Kars’a çıkıyor. Kars ile alakalı da ayrı bir yazı yazacağım. Şimdilik benden bu kadar.

Yol güzel arkadaşlar.

image
Yol arkadaşı mühim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir